7 Mayıs 2011 Cumartesi

Mutluluk bazen kaybetmek demek :)

Efe hafta sonu tatilini geçirmek için ananesinin evine uçtu:).Birazdan gelip ortalığı alt üst etmeye başlar.Ama o yokken hayat çok sakin sessiz yaa:)).

Veee evet mutluyum sonunda 75 i gördüm tartıda ve uçuyorum.Bugün Keşan pazarı benden korksun. Yürümek adına heryeri dolaşacağım:). Ama niyeyse görüntü olarak pek bişey değişmedi gibi.5 kg vermiş gibi durmuyorum sanki:(

5 Mayıs 2011 Perşembe

Mutluluk nedir? Kendime soruyorum ama bir türlü cevap bulamıyorum.Belki biliyorum ama cevabı etrafımdaki insanlara ağır geliyor diye söylemeye korkuyorum!!!
Benim için mutluluk; eğer gece yatağıma huzurla yatabiliyorsam, uyandığımda sevdiğim adamın yanında gözlerimi açabiliyorsam mutluyumdur!
Aynanın karşısına geçip ne kadar sanşlı olduğumu kendime söyliyebiliyorsam... mutluyumdur!
Uzun zamandır mutlu değilim sadece umutluydum.Birgün herşeyin düzeleceğini umut ederek mutlu olmaya çalışırken artık yorulduğumu hissediyorum.
Tabiki şükrediyorum sağlıklıyım! Çok güzel bir evladım var.Ama insan mutsuzken yavrusuna rol gereği mutluluk pozları dağıtırken, o minicik yüreği kötü olan her ne varsa hepsine şahit olurken, insan nasıl mutluyum heyyy ahali diye haykırabilir ki.
Umutluyum demek için artık çok geç...Mutluluk, geçmişte çocukça hayallerimin üzerinde yok olup gitti.

25 Şubat 2011 Cuma

Bekliyorum... Huzursuz, korku içinde...Karnıma ağrılar giriyor...Beynimin içinde yüzlerce bıçak saplanmış gibi...Yine de bir umut bekliyorum...Özgürlüğümü!

17 Şubat 2011 Perşembe


Balonlarımızı aldık Efe nin okuldaki doğum günü partisine gidiyoruz...

4 Şubat 2011 Cuma

Sezsizlik

Ev sessiz...
Hani hep bir koşturmacanın yaşandığı, bol gürültülü patırtılı, onlarca oyuncağın üzerinden onlara basmadan, parmak ucunda yürüme savaşı verirken, offf biraz sessizlik biraz düzen diyen ben, şimdi niye böyleyim...
Uyuyor şimdi... Benim yanımda değil, sevdiğim, canından koptuğum annemin yanında mis kokulum...İki canım şimdi sarılıp birbirlerine koklaşarak uyuyorlar.
Eeee yanlızsın dinle kafanı! Sessizliğin tadını çıkar!
Olmuyor işte...Bu sessizlik canımı acıtıyor.Yan odadan nefesinin sesini duyamamak bir eksiklikmiş benim için...
Gürültü patırtı, dağınıklık hiç eksik olmasın hep yanımda olsun, kokusu burnumda uzakta olmasın, uyurken nefesi yanağıma dokunsun minik öpüşleri gibi...Şimdi uyuma zamanı sessizce...Yarın sabah bol neşe kahkaha ve sevgiye uyanana dek:)

3 Şubat 2011 Perşembe

....

İnsanın hayatında geriye dönüp baktığında hatırlamak istemediği günler vardır ya işte öyle bir gündeyim bugün.
Yorgun, kolum kanadım kırık, içim yanıyor ama dışım buz.Sabırla beklemekteyim bu zorlukların bitmesini ama hiç bitmeyecekmiş gibi hep benimle sağımda solumda bazen aynanın yansımasında bazen rüyalarımda...
Sadece bugünle sınırlı değildi ki mutsuzluğum niye isyanım bugüne!!! Hayatımda hiçbirşey benim istediğim gibi olmadı ki... Birileri nasıl istiyorsa karşımdakine ne uygunsa hayatım o yönde gitmedimi? Kendimi unutalı çok uzun zaman olmuş aslında...

28 Ocak 2011 Cuma

Sayı saymaca

5. doğum gününe haftalar kala biz sayı saymaca öğrenmeye çalışıyoruz. Bol sabırlı, kavgalı,küsmeceli olarak...Saymayı ezbere tekerleme gibi değil görsel olarak öğretmeye çalışsam takılıyoruz sürekli. o takıldıkça içim parçalınıyor.onun isyan etmesine gözlerinin dolmasına .her seferinde çoçuğumda problem mi var kaygısı kafamdan gitmiyor problem bendemidir nedir!

26 Ocak 2011 Çarşamba

Karne heyecanı :)

Şimdilik Efe karne nedir ne işe yarar pek farkında değil :)ama ben çok çok heyecanlıyım. Aslında birazda korkuyorum ilk stresli başlangıçla uzun yıllar sürecek bir maratona adım atıyoruz.Allah çocuklarımızın yardımcısı olsun bizede bol sabır versin.

25 Ocak 2011 Salı

Nihayet!

Sonunda bende hiç uyanmadan 04:30 a kadar uyumuşum. Efe hiç ağlamadı bana seslenmedi.Sabah 08:00 de ayaktaydı.Çok şükür bugünüde gördüm.İnşallah böyle devam eder...

uzun zaman oldu...

Kendimi yorgun hissetmemden mi yoksa zamansızlıktanmı yazamadım bilmiyorum.Ama bundan sonra hergün buraya gelip günümüz nasıl geçti anlatacağım yoksa kafayı yemeğe az kaldı :D.

Efe iki gündür okula gidemiyor. Hastaydı ama çok şükür çabuk ve ateşsiz atlattık. Verdiğim şuruptanmı yoksa zencefilli baldan mı bilinmez ama iyi geldikleri kesin;). Yoksa iki günde bir şişe ateş düşürücü biter, antibiyotik ve öksürük ve gribal şuruplar artısı olurdu kuzuma :(. Maşallah demeyi unutmayalım :).

Yorgunum demiştim ya... Bunun sebebi uykusuzluk.Efe beş yılda hala uykusunu düzene oturtamadı.Sanki yeni doğum yapmış anne gibi sürekli ayaktayım geceleri. Sabah uyandığım da sinirli, huzursuz, mutsuz ve balon gibi şişmiş ayaklarla uyanıyorum.Sonrasını anlatmak bile istemiyorum.

Bu sıralar en sabırsızca, heyecanla beklenen doğum günümüz var. Ne kadar kaldı diye minicik parmaklarını birleştirmeden bu kadar mı kaldı anne diye gelip sorunca içim titriyor. Büyüyor... Kendi gibi istekleri, ihtiyaçları aklı... herşeyiyle kocaman bir adam oluyor gözümde. Oysa sadece beş yaşında minicik bir kuzu:)...